Aşk Sözleri, Güzel Sözler Ve Özel Günler İçin Mesajlar

Greenpeace : Türkiye’deki midye dolmaların yüzde doksanbiri mikroplastik içeriyor

  • Yaşam
  • 25 Ekim 2019
  • Greenpeace : Türkiye’deki midye dolmaların yüzde doksanbiri mikroplastik içeriyor için yorumlar kapalı
  • 892 KEZ OKUNDU
Greenpeace : Türkiye’deki midye dolmaların yüzde doksanbiri mikroplastik içeriyor

Internasyonal çevre örgütü Greenpeace’in ‘Türkiye’deki Deniz Canlılarında Mikroplastik Kirliliği’ raporuna nazaran, incelenen balıkların yüzde 44’ünde, kırmızı karidesin yüzde 18’inde, midye dolmaların ise yüzde doksanbirinde mikroplastik bulguya rastlandı.

Balıkların midesinden çıkan mikroplastiklerin çoğunun tek kullanımlık plastiklerden kaynaklandığı açıklandı.

?Greenpeace Akdeniz, ‘Tek Kullanımlık Plastikler Yasaklansın’ projesi kapsamında deniz canlılarındaki plastik kirliliğine dikkat çekmek için Marmara, Ege ve Akdeniz’den toplanan barbun, istavrit, kefal, mırmır, tekir ve kırmızı karides türlerinin mide ve sindirim sistemlerini inceledi. Greenpeace Akdeniz’in hazırladığı Türkiye’deki Deniz Canlılarında Mikroplastik Kirliliği raporunda, çoğunluğu Ege ve Marmara Denizi’nden tedarik edilmiş midyelerden üretilen ve Adana, Ankara, Bodrum, İstanbul ile İzmir’de satılan midye dolmaların içindeki mikroplastik miktarı da araştırıldı.

BALIKLARIN YÜZDE 44’ÜNDE MİKROPLASTİK BULUNDU

İncelemede 243 balık, 32 karides ve 317 midye dolma çözümleme edildi. Balıkların yüzde 44’ünde, kırmızı karidesin yüzde 18’inde, midye dolmaların ise yüzde 91’inde mikroplastik bulguya rastlandı. Raporda yer edinen bulgulara nazaran, incelenen tüm türler göz önüne alındığında, kefal türünün ortalama yüzde 65’inde, barbunun yüzde 63’ünde, mırmırın ortalama yüzde 34’ünde, tekirin ortalama yüzde 33’ünde, istavritin ortalama yüzde 27’sinde mikroplastik bulunmuş oldu.

Raporda, bu sonuçların genel olarak tüm balıkların ortalama yüzde 44’ünde mikroplastik olduğu, doğrusu ortalama her iki balıktan birinin mikroplastik ihtiva ettiği vurgulandı. 10 balık üstünden meydana getirilen değerlendirmede, 10 balıktaki mikroplastik adedi ise kefalde 25, barbunda 11, mırmırda 6, tekirde ve istavritte 4 olurken, buna nazaran 5 değişik ticari balık türünde averaj balık başına düşen mikroplastik adedi de 1 olarak ölçüldü. Bölgesel bazda balık başına düşen mikroplastik oranlarına bakıldığında ise Ege Denizi’nde her 10 balıkta (İzmir) 17 tane, Marmara Denizi’nde (İstanbul) her 10 balıkta 9 tane ve Akdeniz’de (Adana) her 10 balıkta 7 tane oldu.

MİDYEDE BÜYÜK TEHLİKE

Yüzde 18.8’inde mikroplastik bulunan kırmızı karideste meydana getirilen incelemede, her 10 karidesten ikisinde mikroplastiğe rastlandı ve bu da her 10 karideste ortalama 3 tane mikroplastik olduğu anlamına geliyor. Beş değişik noktadan örneklenen ve ortalama yüzde 91’inde mikroplastik tespit edilen midye dolmalarda ise averaj 10 midyenin, 6 tane mikroplastik ihtiva ettiği açıklandı. Porsiyon bazında değerlendirildiğinde 100 gramlık bir midye tüketiminde 6 tane, 250 gramlık midye tüketiminde ise 14 tane mikroplastik tüketilme riski olduğu tahmin ediliyor.

Meydana getirilen araştırmalarda, balıklardaki, karidesteki ve midye dolmalardaki mikroplastiklerin 13 değişik polimer tipinde olduğu tespit edildi. En fazla bulunan polimer tiplerinin ise tek kullanımlık plastiklerin üretiminde kullanılanlar olduğu dile getirildi.

“TEK KULLANIMLIK PLASTİKLER YASAKLANSIN”

Greenpeace Akdeniz Plastik Proje Sorumlusu Nihan Temiz Ataş, Türkiye’deki deniz canlılarındaki plastik kirliliği araştırmasının, plastik kirliliğinin deniz canlıları ve insan sağlığı için ne aşama kaygı verici bulunduğunu ortaya koyduğunu söylemiş oldu. Ataş, “Daha da vahimi, bu mikroplastiklerin çoğunluğunun tek kullanımlık plastiklerin üretiminde kullanılan polimer tipteki plastikler olması. Bu probleminin tek bir çözümü var, tüketim kültürümüzü değişiklik yapmak. Plastiği yok edemiyoruz, kullanıp uzağa atmanın bir çözüm olmadığı ve artık plastiğin tabaklarımızda olduğu gerçeğiyle yüzleşmek zorundayız. Atılacak ilk adım, alternatifi olan ve AB’de de yasaklanan tek kullanımlık ürünlerin Türkiye’de de yasaklanması olmalı. Üç tarafı plastikle değil denizlerle çevrili bir Türkiye için bunu yapmalıyız” diye konuştu.

BALIKLARDAN İNSANLARA DA GEÇEBİLİYOR

Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nden Doç. Dr. Sedat Gündoğdu ise mikroplastiklerin günlük hayatta kullandığımız plastik ürünlerin zaman içinde çeşitli faktörler vasıtasıyla parçalanması sonucu oluşan 5 milimetreden minik plastikler bulunduğunu belirtti.

Doç. Dr. Gündoğdu, bu mikroplastiklerin canlılar tarafınca yanlışlıkla yenilebildiğini kaydetti. Bilhassa balıklar ve kuşların bu plastikleri yiyecek suretiyle, boğulup ölebildiğini vurgulayan Doç. Dr. Gündoğdu, “Hatta bazı mikroplastik partiküller balıkların sindirim kanalını tıkayabiliyor. Mikroplastiklerin belli boyuttan minik olanları canlı vücudunun daha derinlerine kadar taşınıp bu organlarda birikebiliyor. Bu canlıları insanoğlu tükettiğinde bu mikroplastiklerin insana transferi de söz mevzusu olabiliyor. Bunun da oldukça ciddi sıhhat problemleri yaratma riski mevcut. Bu çalışmada elde edilmiş sonuçlardan bilhassa barbun ve kefal balığında tespit edilen plastikler, daha ilkin dünyanın değişik bölgelerinde benzer türler üstüne meydana getirilen çalışmalarda elde edilmiş sonuçlardan daha yüksek. Adeta plastik bir kapanda gibiyiz. Bu mevzuda acil önlemler alınması gerekiyor” diye konuştu.

Kaynak: DHA

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Designed by Üstad Ajans